SEÇİM HİLELERİ NASIL ÖNLENEBİLİR

03.09.2010 22:12

Seçimlerde hile yapıldığı konusunda 2007 ve 2009 seçimlerinden hemen sonra basında pek çok haber çıktı ve birçok köşe yazarı bu iddiaların araştırılması gerektiğini, bazıları defalarca, vurguladılar. Ancak bu iddiaların asıl takipçisi olması gereken CHP ve MHP akıl almaz bir aymazlıkla kurumsal hiç bir teşebbüste bulunmadılar. Şu anda da önümüzdeki Referandum ve Genel Seçimde olası seçim hilelerine karşı bu partilerin ciddi önlemler alınması için çaba gösterdikleri görülmüyor. Referandumda Evet mührünün kullanılması saçmalığına karşı CHP Yönetimi ancak bu konu Ayşe Arman tarafından vurgulandıktan sonra uyanabildi, o da yarım bir uyanış oldu. YSK halâ TERCİH mührünün yetersiz sayıda olduğu sandıklarda EVET mührü kullanılabilir diyor. YSK’nın yeni mühür yaptırmaktaki “sözde” acizliği karşısında CHP ve MHP’nin kıyamet koparması gerekmez mi? Ben 72 yaşında bir vatandaş olarak İsmet İnönü’nün ve Osman Bölükbaşı’nın 1950’lerdeki muhalefet liderliğini gördüğüm için AKP’ye karşı muhalefet partilerinin suskunluğu karşısında şaşkına dönüyorum. Seçimlerde yapılacağı kuvvetle olası hilelerin önlenmesinde de bu partiler tam bir çaresizlik içindeler; oysa aşağıda belirttiğim tedbirleri alırlarsa bu hileleri kesinlikle önleyebilirler.

Seçim sürecini üç safhada düşünebiliriz: 1) Seçmen kütüklerinin hazırlanması; 2) Seçim sandıklarında oy kullanılması ve oy sayımının tutanağa bağlanması; ve 3) Sandık sayım sonuçlarının İlçe ve İl Seçim Kurullarına ve YSK’ya iletilmesi ve sonuçların YSK tarafından iller bazında ilan edilmesi. Bu safhaların her birinde çok çeşitli, karmaşık ve son derece ustaca hilelerin yapılması mümkündür. Bunların neler olabileceği ve nasıl önlenebileceği konusunda basında çok şeyler yazılıyor. Fakat şu gerçeği unutmamalıyız: Hilesiz bir seçim ancak seçim sürecinin her safhası ile ilgili tüm Devlet kurumlarının (İçişleri Bakanlığı, Adalet Bakanlığı, TUİK, Nüfus İdaresi, İlçe ve İl Seçim Kurumları ve YSK) görevlerini tam bir dürüstlük ve yeterlilikle yapmaları ile mümkün olur. Vatandaşlarda seçimlerde hile yapıldığı şüphesinin yerleşmiş olması ilgili Devlet kurumlarının görevlerini tam olarak yerine getireceklerine dair güvenin sarsılmış olduğunu gösterir. Bu durumda muhalefet partileri, yapılması muhtemel hileler nelerdir ve bunları nasıl önleyebiliriz diye kafa yormak yerine bu hileleri nasıl belgeleyebiliriz diye düşünmelidirler. Yapılan hileleri belgeleyebilecek sistemi kurdukları takdirde zaten hileye teşebbüs edecekleri de caydırmış olacaklardır.

1) Seçmen kütüklerinin hazırlanması safhasında bir seçmene birden fazla sandıkta oy kullanma olanağı sağlanabilir. YSK kullanılan bilgisayar programının, aynı kimlik numarasının birden fazla sandığın seçmen kütüğünde bulunmasına imkân vermeyeceğini açıkladı. Bunun doğruluğunu muhalefet partileri herhalde bugüne kadar teyit etmişlerdir. Diğer bir hile olasılığı, sandık görevlilerinin kendi yazılı oldukları sandıklar yerine görevli oldukları sandıklarda oy kullanabileceğine dair YSK kararından kaynaklanabilir. Muhalefet Partileri bu kararın değişmesi için ısrarlı olmalıdırlar. Bu karar bir sandık görevlisine iki sandıkta oy kullanma olasılığını sağlayabilir. Siyasi partilerin sandık görevlilerinin kayıtlı oldukları sandığın seçmenleri arasından seçilmesi zorunlu olursa bu hile olasılığı önlenebilir. Kütüklerin hazırlanması safhasında en ciddi hile olasılığı, gerçek dışı vatandaşlık numaraları üreterek ve/veya ölüleri (F. Gülen’in önerdiği gibi) kütüklere dahil ederek sanal seçmenlere oy kullandırmak şeklinde olabilir. Muhalefet partilerinin bunu önleme olanağı yok gibidir, ama bu hileyi belgeleyebilirler. Bunun için sondaj yoluyla tüm ülke çapında anlamlı sayıda sandık seçip, her bir sandığın seçmen kütüğündeki kendi partili üyelerinden gönüllü olarak çalışıp kütükteki bütün seçmenlerin gerçekten gösterilen adreste yaşayıp yaşamadıklarını araştırmalarını isteyebilir. Bu araştırma sonucunda ciddi sayıda sanal seçmen kayıdı olduğu belgelenirse, buna dayanarak YSK tüm seçmen kayıtlarının gerçekliğini tahkik etmeye zorlanabilir.

2) Oy verme, oyların sayılması ve tutanağa bağlanması safhası: Bu safhada partilerin yapması gereken bütün iş, sandık güvenliğinin önemini idrak eden dinamik ve görev şuuru yüksek parti üyelerini sandıklarda görevlendirmektir. Bundan önceki seçimlerde CHP ve özellikle MHP’nin bu konuda yetersiz kaldığı biliniyor. Bu görevliler üstlendikleri sorumluluğu tam olarak yerine getirirlerse ve özellikle her sandıktaki muhalefetteki parti görevlileri yakın işbirliği ve dayanışma içinde olurlarsa oy verilmesi, sayılması ve tutanağa bağlanması safhasında herhangi bir hile yapılması imkânsızlaşır. Sandıklardaki Parti görevlileri alacakları sandık tutanağının bir fotokopisini kendinde tutarak aslını Partisinin ilçe başkanına teslim etmesi hayati öneme sahiptir, çünkü tüm hile olasılıklarını boşa çıkaracak olan belge bu tutanaktır.

3) Sandık sayım sonuçlarının YSK’nda elektronik olarak toplanması ve iller bazında açıklanması safhası: Seçim sonuçlarını etkileyen esas hilelerin bu safhada yapıldığı söylenebilir. Kullanılan bilgisayar programlarının buna müsait olduğu, başka ülkelerdeki tecrübeler de örnek gösterilerek, birçok uzman tarafından iddia edilmiştir. Muhalefet partilerinin bu hile olasılıklarını tek tek belirlemek ve önlemek olanaklarının bulunamayacağı açıktır. Yapabilecekleri ve yapmaları gereken tek şey bu safhada hile yapıldığını açığa çıkaracak ve böylece hile yapılmasını caydıracak sistemi yerleştirmektir. Bunun için iki şıktan birisini gerçekleştirmek zorundalar:

· YSK seçim sonuçlarının sandık bazında dökümünü, seçimleri takip eden bir hafta içinde kendi web sitesinde açıklamalıdır. Böylece partiler sandık seçim kurullarınca tutanağa bağlanmış sandık oy sayımlarının, seçim sonuçlarının toplanması ve açıklanması sırasında bir değişikliğe uğrayıp uğramadığını kontrol edebileceklerdir. Tutanak ve YSK’ca ilan edilen sandık sonucu arasında bir farkın olduğu durumlarda tutanak esas alınmak suretiyle bir düzeltmeye gidilmelidir.

· Muhalefet partileri birinci şıkkı YSK’una kabul ettiremezlerse iş başa düştü demektir. Partilerinin sandık görevlilerinin getirecekleri sandık tutanaklarını iller bazında kendileri toplayarak her ilin gerçek seçim sonuçlarını bulabilirler. Bunu tüm ülke için merkezden yapmak bir Parti için çok zor olabilir. Şimdilik bunu bir kaç ilde Partinin il merkezinde organize ederek gerçekleştirmek düşünülebilir. Bu uygulamanın yapılacağı illerin seçiminde muhalefet partileri arasında bir işbirliği yapılabilir ve böylece YSK sonuçlarının kontrol edilebileceği il sayısı artırılmış olabilir. Bu uygulamanın sonucunda bir ilin sandık tutanaklarına dayanılarak bulunmuş seçim sonuçları YSK’nın açıkladığından farklı çıkması halinde hukuki yollara başvurarak o ilin seçim sonucunun düzeltilmesi sağlanabilir.

Dr. Mete Durdağ

Advertisements