Arastima Gelistirme ve Ulkemiz

REFAH DÜZEYİ VE ARAŞTIRMA GELİŞTİRME
POLİTİKALARI
Prof.Dr.M.O.KICİMAN
ÖZET
Bu yazıda, Sanayileşme ve Refah Düzeyine erişmede
Araştırma-Geliştirme faaliyetlerinin gerekliliği üzerinde
durulmaktadır. Yatırım harcamalarının GSMH’ya oram
ile sanayileşme ivmesi arasındaki ilişkiye değinilmekte,
ülke kaynaklarının optimum kullanılması gerektiği vurgulanmaktadır.
ARGE çalışmalarında öncülük ve
yönlendiricilik görevinin devlete dügtügü, ulusal refah
düzeyimizin artmlmast ve sanayileşmemizin hızlanması
için bir takım tedbirlerin alınması gerektiği anlatılmakta,
YÜKSEK TEKNOLOjt ve ARAŞTIRMA
GELİŞTİRME BAKANLIĞI kurulması önerilmektedir.
SUMMARY
This paper treats the necessity of Research & Development
in reaching to the required level of Industrialization
and Welfare. Correlation between investment expenditures
against GNP rates and acceleration in industrialization
are recited and emphasizes the optimum usage of the country
resources. The paper further relates that R&D activities
should be stimulated under the leadership and guidance
of the State and that certain precautionary measures
be taken to increase the national welfare and haste industrialization
activities, To conclude, it recommends the establishment
of a High Technology and R&D Ministry.
1.GİRİŞ
Dünya ekonomisini elinde tutan yedi ülkenin dışında kalan
ülkeleri isimlendirirken değişik kıstaslar, zamana ve politik
nezaket kurallarına uygun değişik kelimeler kullanılmaktadır.
Adeta ülke ekonomileri için özel birtaxonomi
dalı oluşturulmuştur. Âz gelişmiş,gelişmekle olan, sıçrama
aşamasında ve başkaları gibi. Bunlar arasında konumuzla ilgisi
ve ülkemizi tanımlaması açısından en uygun olanı GEÇ
SANAYİLEŞEN ÜLKELER kategorisi olmaktadır. Kore.
Talwan, Hindistan, Meksika, Singapur, Malezya gibi bu
tanıma uyan ülkeler yaklaşık yarım yüzyıllık bir fazfarkı ile
sanayileşmiş ülkeleri takip etmektedirler.Bunların bazıları
hızla arayı kapatmakta bazıları da çeşitli nedenlerle bir türlü
gerekil ivmeyi sağlayamamaktadırlar. Bu yazımızda Araştırma-
GelIştlrme politikalarının sanayileşme ivmesi ile ilişkisini
irdelemeye gayret edeceğiz.
SANÂYİ-KALKINMA vs ARGE İLİŞKİLERİ
Bir ülkede yaşıyanların refah durumlarının en basit
göstergesi nüfus başına düşen gayri safi milli hasıla GSMH
miktarıdır.Aslında daha anlamlı göstergeler de vardır;
örneğin yaşam kalitesi puanı (YKP).Bu göstergede GSMH
önemli bir faktör olmakla beraber,ülkede şahıs başına
basılan kitap sayısı.satılan gazete sayısı.yayınlanan bilimsel
makale sayısı,elektrik,su sarfiyatı,şahıs başına düşen
doktor,sağlık personeli,öğretim elemanı sayısı,mecburi
askerlik olup olmaması gibi faktörler de puanlanmakta ve
YKP böylece hesaplanmaktadır.
Yukarıda belirtilen İvme İle yatırım harcamalarının GSMH ya
oranının yüksekliği arasındaki kesin ilişki malumdur.Yüzde
onbeş’in altındaki oranlar pek ümit vermemektedir. Yatırımların
yüksek olması gerekli olmakla beraber yeterli değildir.
Yeterli olması için izlenecek yol ülke çapında şuurlu bir optimizasyon
bilincinin oluşması ve koyu bir merkezi planlamaya
gidilmeden sosyal ve ekonomik koşulların yönlendirilmesi
ile optimal yatırımın sağlanmasıdır.
Burada eğitimin önemi hemen ortaya çıkmaktadır. Toplumdaki
değer yargıları İle kütleeğitimi ve akademik eğitim, birbirlerini
karşılıklı etkileyen öğelerdir. Ülke kaynaklarının optimum
kullanımı araştırma geliştirmesiz olamaz.Araştırma
geliştirme ise zor ve disiplin İsteyen bir Iştlr.Toplumdaki
değer yargıları disiplinli çalışmaya en yukarılarda bir değer
biçmediyse soyut ve somut koşullar en önemli yatırım kaynağı
olan beyin gücünü optimum şekilde değerlendiremez.
Örnek vermek gerekirse Japonya da bile problem olmaya
başlayan sektörler arası beyin göçünden bahsedebiliriz.
Bankacılık, pazarlamacılık gibi çok iyi maddi imkanlar veren
hizmet sektörlerinin en yetenekli gençleri imalat sektörüne.
akademik ve ARGE sektörüne gitmekten caydırması konusu
Japon teknolojik üstünlüğünü tehdit eden bir faktör olarak
ortaya çıkmıştır.Japonlar,Amerikayı avukatlar, sigortacılar
ve muhasebeciler ülkesi olarak tanımlamakta kendilerini
İse mühendisler ve araştırmacılar olarak görmek istemektedİrler.
Gelİşmİş ülkeleri bile etkileyen bu durum geç
sanayileşen ülkelerde ortaya çıkacak olursa negatif etkileri
daha da fazla olacaktır. Zira geç sanayileşen ülkelerde ülke
dışına kaçırılan beyin göçü problemi zaten fazlası ile mevcuttur.
DEVLET ARGE İLİŞKİLERİ
Özel teşebbüs sanayi kuruluşlarının araştırma geliştirmeye
bakış açısı ve bu alandaki harcamaları ötedenberi kısıtlı
olmuş ve İstenilen düzeye ulaşamamıştır. Durumu en iyi belirleyen
bir yetkili şöyle demektedir. “Genel Müdür
Yardımcısı; temel araştırmanın yapılmadığını belirtiyor. Bunun
nedeninin de kanunlar, uygulamalar.devlet kararları.
dünyadaki durum.personel.yatırım.devletin fiat politikası
gibi çeşitli etkenlerin neden olduğunu bildiriyor”.(I) Burada
33
kapsamlı bir negatif bakış açısı fakat çok dar bir ileri
görüşlülük sergilenmektedir. Görülüyorki ARGE.yatırım.yeni
teknoloji, prodüktivite ve kalite iyileşmesi ve hayat standardı
(YKP) yükselmesi arasındaki İlişki herkezee İlke
düzeyinde kabul edilmekle beraber fiiliyatta öncülük ve
yönlendiricilik devlete düşmektedir.
Amerika Birleşik Devletlerinde 1988 ARGE harcamaları yaklaşık
130 Milyar dolardır.Bunun % 49’u endüstri, % 48.7’si
Federal Hükümet, % 2,9’u üniversiteler,0/«. 1,4 İse diğer
bağımsız araştırma kuruluşları tarafından karşılanmaktadır.
Federal Hükümet harcamalarının büyük çoğunluğu ise savunma
ve uzay sanayi ARGE çalışmalarına ayrılmış durumdadır.
Savunma sanayi bilim ve teknolojideki en son
gelişmeleri takib etmek ve uygulamak zorunda olduğundan
diğer sivil sektörlerin de çekici lokomotivi olarak görev yapmaktadır.
Örneğin ileri malzemeler (kompozit malzeme),
• mikro devreler, robotik gibi dallarda kaydedilen gelişmeler
çok kısa bir sürede ailelerin mutfaklarına kadar girmekde ve
sivil imalat sektörünü de canlandırmaktadır,
Amerika’da araştırma çalışmaları kabaca üç ana bölüme
ayrılıyor: Temel Araştırmalar.Uygulamalı Araştırmalar ve
Teknoloji Geliştirme Çalışmaları,
Temel Araştırmalar: Matematİk,fİzik gibi temel bilim dallarını
kapsıyor ve endüstrinin katkısı bu bölümde çok az. Uygulamalı
araştırmalar da kamu sektörü ve Özel sektör aynı oranda
etkili, Teknoloji geliştirmesi İse hemen tamamen
özelsektör tarafından finanse ediliyor. Dolar bazında İse
özel endüstri kuruluşlarının uygulamalı araştırma harcamaları
30 Milyar dolar civarında
BİZDE NELER YAPILABİLİR
Ulusal refah düzeyimizin artırılması.sanayîleşmemizin
hızlandırılması için alınması gerekli tedbirler ne yazıkki basit
ve derhal netice vereceğini umduğumuz tedbirler değildir.
Hem harcama önceliklerimizde hem de değer yargılarımızda
köklü değişiklikler İoab etmektedir.ABD ARGE harcamaları
GSMH ‘nin % 2,8’! Güney Kore nin % 2,0 olduğuna göre bizdede
en az % 1,4 seviyesine çıkarsa,(yaklaşık yılda bir milyar
dolar) olumlu gelişmeler beklenebilİr.ARGE harcamaları
İle ilgil!,gümrük,vergi ve kredi ayrıcalıkları getirilerek harcama
yükünün asgari beşde biri özel sektöre aktarılabilir.
Türkiye için hayati önemde gördüğümüz imalat sanayiinde
büyüme hızının sıfıra düşmüş olması (2) ve bu
sanayiin uluslararası rekabette şansının olabilmesi için hem
ARGE yatırımlarına hem de en modern pahalı teçhizata ihtiyaç
göstermesi.İvedİlİkle etkin tedbirler alınmasını zorunlu
kılmaktadır,Yüksek teknoloji yatırımlarının çokçabuk eskidikleri
göze alınarak hızlandırılmış amortizman uygulaması
bir başlangıç tedbiri olabİlİr.Gerekli tedbirlerin uyumlu ve
planlı koordinasyonu için bîr YÜKSEK TEKNOLOJİ ve
ARAŞTIRMA GELİŞTİRME bakanlığının kurulması yararlı olacaktır.
İleri teknolojinin bütün dallarında kapsamlı ARGE projelerinin
yürütülmesine mali imkanlar elvermeyeceğinden bizim
şartlarımıza en uygun ve dünya teknolojik gelişim konjektürü
açısından en fazla ümit vaadeden alanların şimdiden
belirlenmesi ve bu alanlara öncelik verecek planlamanın
yapılması Yüksek Teknoloji Bakanlığı’mn İlk görevlerinden
olmalıdır.Bu konuda.Japon, Uluslararası Ticaret ve Endüstri
Bakanlığının (MİTİ) çalışmaları örnek olarak alınabilir. (3),
Kanımızca bu öncelikli alanlar arasında: Bilgisayar
yazılımları, Nümerik kontrollü üretim makineleri, robotik,
süper-mikro devreler, plastik endüstrisi, ileri hafif metal
alaşımları, cam veseramlk sanayiini sayabiliriz. Diğer bir
öncelikli alan da, modern demiryolu taşımacılığına yönelik
teknoloji olmalıdır.
SONUÇ
İmalat Sanayiine dayanmayan bîr kalkınma sağlam temellere
oturan bir kalkınma sayılamaz. Turizm, Bankacılık, Nakliyecilik
gibi hizmet ve eğlence sektörleri kalkınmaya önemli
katkıda bulunabilirler fakat kalkınmanın temeli teknolojiye
oturmalıdır.Uluslararası rekabetle yaşayabilmek için gerekli
olan teknolojik üstünlük de ancak anlamlı bir araştırma
geliştirme hareketi ile mümkün olabilecektir,
KAYNAKÇA
– Dünya Ekonomi-Politika, 24/4/1989,sayfa 10
– Dünya Ekonomi-Politika 29/4/1989, sayfa 1
– Aviation Week and Space Technology, October 12,1987, P, 149.
Mehmet O.KICIMAN
1932 Istanbul doğumlu olan Mehmet
O.KICIMAN, 1953 yılında Robert Koleji
Mühendislik Bölümü İnşaat Mühendisliği
bölümünü bitirdi. 1954 yılında Yüksek lisansını
Teksas Üniversitesi İnşaat
Mühendisliği Bölümünde yaptı, 1966
yılında Kaliforniya Universitesi’nde Doktorasını
tamamladı. Ayrıca, 1967 ve 1971
yıllarında Nato İleri Etüdler Enstitüsü’nde
“Sınırlı Öğe Metodlan” ve “Istatlksel Uç
Değerlerin Uygulamalı Mühendisliği” konularında
uzmanlık eğitimi yaptı, ÂBD’de
çeşitli dönemlerde öğretim üyeliği de yapan
Mehmet O.KİOIMAN, 1979-1982
yıllarında ODTÜ Rektörlüğü de yapmıştır.
TUSAŞ Havacılık ve Uzay Sanayii
A,Ş. (TAI)’de Araştırma-Geliştirme ve
Mühendislik Bölümü direktörü olarak da gorev yapmisdir.

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s


%d bloggers like this: